Ergenlik çağı genellikle cinsel duyguların çok yoğun yaşandığı bir ve cinsel kimliğin netleştirildiği bir dönemdir. Bu dönemde tutkulu arkadaşlıklar geliştirilebilir veya her iki cinsten hayran olunan kişilere karşı derin cinsel duygular beslenebilir ve cinsel yönelim konusunda kafa karışıklığı yaşanabilir.

Ergenlik döneminde hemcinslerle çeşitli cinsel deneyimler yaşanabilir. Bu deneyimler normaldir ve kişinin kendi cinselliğini keşfetmesinin bir parçasıdır ve bu nedenle ergen hemen etikenlenmemelidir. Çünkü cinsellik konusuna merak duymak ve bazı şeyleri denemek ergenlik döneminde normaldir. Ergenlerin çoğu öpüşme, sürtünme, sarılma, sevişme veya bazen de elbiselerinin üzerinden birbirlerinin vücuduna dokunarak cinselliği keşfetmeye çalışırlar. Hatta birbirlerine mastürbasyon yapabilirler. Bu nedenle geçici eşcinsellik; ergenlik döneminin başlarında görülebilen, genç kızların ve delikanlıların kendi cinsleriyle kurdukları yakın ilişkileri içerir. Bu ilişkiler heteroseksüel sevgiye geçiş aşamasında yaşanan geçici eğilimler olduğu için ciddi bir sorun oluşturmayabilir. Ergenlerde sık rastlanan deneme amaçlı girişimler, genellikle geçicidir ve varsa evde ya da çevrede özellikle kendi cinsinden birinin daha fazla ilgilenmesi ve çocuğun hayatında kısıtlama yapılmaması önerilmeli ve çocuğu eğilim ya da yöneliminden utanç duyması ya da hasta gibi hissetmesi önlenmelidir. Çünkü, eşcinsel duygular ve deneyimler yaşayan birçok ergen daha sonra heteroseksüel ilişkilere girebilir.

CİSED, yaptığı araştırmalarda, çocukluk ve ergenlik çağında eşcinsel dürtü ve eğilimlerin çok sık yaşandığını ama zamanla geride suçluluk ve günahkarlık duyguları bırakarak yavaş yavaş söndiğinü tespit etti. Bu tür deneyimler ergenler için genellikle bir sorun olmaz ve böyle bir durumda eşcinsellik söz konusu da değildir.

Otto Fenichel’e göreergenlerin aynı cinsten gruplar halinde toplanmayı yeğelemeleri bir olasılıkla sosyal etkenlere bağlıdır. Böylece ergenler karşı cinsin kışkırtıcı varlığından kaçındıkları gibi, aynı zamanda yalnız da kalmamış olurlar. Ancak kaçındıkları şey başlarına gelebilir ve cinsellikten sakınmak umuduyla kurulan arkadaşlıklar bazen eşcinsel yakınlaşmalara yol açabilir. Ergenler arasında ara sıra yıpalan eşcinsel denemeler, geçici olduğu sürece ve cinsel kimlikte saplanmalara yol açmadığı süre sağlıksız olarak değerlendirilmemelidir. Ancak eregenler hem yalnız olmaktan, hem de karşı cinsin heyecan verici varlığından kurtulmak için eşcinsel toplulukları yeğleyebilirler, buna dikkat etmek gerekir.

Cinsel kimliği konusunda kafası karışmış bir ergeni hemen etiketlemek yerine, doğru cinsel bilgileri aktarmak, ona zaman tanıyarak cinsel yönelim konusunu dikkatle irdelemesini sağlamak veya gerekirse bir cinsel terapistten yardım almak doğru bir seçenek olacaktır. Ayrıca geçici eşcinsellikte başvuran ergenin gizliliğine saygı gösterilmeli, izin verilmesi durumunda aile görüşmesi yapılmalı, ailenin ergeni ya da kendini suçlaması önlenmelidir. Ergeni izole etmenin doğuracağı kötü sonuçları bilimsel bir biçimde anlatmalı, eşcinsellik hakkında daha ayrıntılı bilgi verilmelidir. Ergenle özgüven arttırıcı çalışmalar yapılmalı, AİDS ve diğer riskler konusunda eğitim verilmelidir. Çünkü eşcinsel bir yaşam birçok soruna ve çatışmaya yol açabilir. Ergenler gereksiz yere abartılmış cinsel korkular yüzünden içten içe rahatsız olabilir ve değişik şikayetler geliştirebilirler. Bu nedenle gerçek cinsel bozuklukların ve özellikle cinsel sapıklıkların ne olduğunun ergenler tarafından iyi bilinmesi çok önemlidir. Ergen bildiği sorunlarla daha kolay başa çıkabilir.

Geçici eşcinsellik, tedaviye yanıt verebilen, ikinci sıradaki tiptir.

26 yaşındayım. Ergenlik döneminde yaşadığım birkaç eşcinsel deneyimden sonra kafam karıştı. Artık kadınlara ilgi duymuyorum. Bu durum inançlarıma ve ahlaki değer yargılarıma aykırı, çok rahatsız oluyorum. Ama yapmaktan da kendimi alamıyorum. Geçen yıl bir uzmana başvurdum. Bana “bu sizin cinsel tercihiniz” diyerek geri çevirdi. Aklımı kaçırmak üzereyim. Lütfen bana yol gösterin.

Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinsellik yaşayan kişilerin her geçen gün daha fazla artan bir oranla tedavi arayışına girdiğini görüyoruz. Eşcinsel hastalarla çalışacak cinsel terapistlerin sayıca az olması kadar, bu hastaları kabul etmeyen ve yaşadıklarını bir tercih olarak değerlendirip onları bu yaşantıya mahkum kılan hekimlerin ve cinsel terapistlerin varlığı da tedavi arayışındaki eşcinsel hastaların karşılaştığı engellerdir. Çünkü ruh sağlığı profesyonelleri de bu konuda ikiye bölünmüş durumdadır. Ne yazık ki eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik herhangi bir tedavi girişimini etik bulmayan ve başarılı olma şansı olmadığını iddia eden bazı cinsel terapist veya hekim arkadaşlarımız; eşcinselliği normal bir durum olarak lanse etmekte, istemeyerek veya bilmeyerek eşcinselliğin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadırlar. Bir cinsel terapist hastanın yürekten değişim isteğine kayıtsız kalmamalıdır ve “yeter ki inan ve iste, başarabilirsin” diyerek elinden geldiğince ona yardımcı olmalıdır. Cinsel terapistler için farkında olmadıkları homofobik tutumları kadar eşcinselliği 3. bir cinsiyet olarak tavsiye etmeleri de kaygı verici bir davranıştır. Ancak cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir, rahat olun ve başka bir uzmana başvurun. İstedikten sonra başarabilirsiniz. 

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
izmir escortbuca escort
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım