Homosevicilik, homo (eşcinsel, aynı, eş, türdeş) kelimesinden türetilmiş bir tür ruhsal bozukluk çeşididir. Homoseviciler, homoseksüelliğe, homoseksüel haklarına ve homoseksüellere karşı abartılı ve zıtlıklar içeren yoğun ilgi ve alaka duyarlar. Hatta “Kraldan çok Kralcı” davranırlar. Homoseksüellerin özgürlük ve hak arayışlarını onlardan çok savunurlar, onların avukatlığını yaparlar, bir tür yalakalık ve şakşakçılık içindedirler. Yani homosevicilik, homoseksüellerin meselelerini onlardan daha çok takip etmek, homoseksüellerler ilgili herhangi bir olay olduğunda onlardan daha çok taraftar olmaktır. İşin en kötü tarafı homoseviciler yaptıklarının pek de farkında değildir. Homoseviciler hayatları boyunca kendi fikirlerine sahip olamamıştır ama hep fikirleri ile saygı görmeyi isterler. Yaptıkları ise en basit yoluyla taktir ve onay dilenmek ve örnek aldıklarını taklit etmektir. Üzücüdür ki homosevici zaman zaman saygınlık kazanabilmektedir. Homosevicilik aslında yeni olan bir şey değildir, 1970’lerden sonra başlamış, insan hakları ve demokrasi havariliğiyle tavan yapmış ve şimdilerde yükselen bir değer olarak sunulmaya başlanmıştır, çünkü tapınma ve aşağılama insanın doğasında vardır. Devamını oku »

Merhabalar, 36 yaşındayım, evliyim. Uzun zamandır eşimle kardeş gibi yaşıyoruz. 12 yaşındayken komşumuzun tacizine maruz kaldım, ardından devam eden süreçte erkeklere ilgi duymaya başladım. Ama yaşadıklarımdan rahatsızım ve bu durumdan kurtulmak istiyorum. Eşcinselliğin tedavisi olmadığını bir iki yerde okumuştum. Sizce bu halinden rahatsız insanlar ne yapmalı? Eşcinsellik tedavi edilebilir mi? Edilirse nasıl?

B.B./Bursa Devamını oku »

Birçok insan, karşı cinsten kişilerle ya arasıra ya da sık sık, bazı durumlarda da yalnız kendi cinsinden olanlarla cinsel ilişki kurmaktan hoşlanır. Oysa bizim özel kültürümüz bu tür davranışı genel olarak kötü sayar ve şiddetlice cezalandırabilir. Sonuç olarak, aynı cinse karşı erotik bir cazibe duyanlar (bunlar nüfusun büyük bir oranını temsil ederler), kendilerini sınırlanmış, engellenmiş, alıkoyulmuş, ihbar edilmiş ve dava edilmiş, kısacası baskı altına alınmış bulurlar.

Bu baskı şimdiden kendi dilimizle başlayıverir, yani bu tür insanları «homoseksüel» diye adlandırarak. Bu sözcüğün herhangi bir insan için kullanılmasından ve günümüz kitaplarında yalnızca belli özgün alanlarda o şekilde kullanılmasından büyük ölçüde kuşku duyulabileceğini daha önce de belirtmiştik. (Aynı zamanda «Homoseksüel İlişkilere Giriş» bakınız.) Sorun, gerçek terimin çok temel biçimlere önyargıyla yaklaşmasıdır. Eski ve Ortaçağda aynı -cinsiyetten davranış için kullanılan terim her zaman duruma değil, temasın bir biçimine yönelikti- (Kulamparalık, Yunan aşkı, oğlancılık, vb.) Bu terimler, herhangi bir kimse tarafından işlenilen hareketleri tanımlıyor ve kişinin özel bir tipinin varlığını belirtmiyordu. Eş deyişle, bazı kimseler kulampara, Yunan aşkı, oğlancı olarak adlandırıldığı zaman, bazı yoldan çıkmış özelliklere katlanan bir adam gibi değil, belli şeyleri yapan bir adam gibi karakterize ediliyordu.

Devamını oku »

Londra’da bugün düzenlenen ‘eşcinselliğin tedavi edilmesine’ yönelik bir konferans, doktorlarca eleştirildi. Konferans, çeşitli çevrelerden de tepki aldı.

LONDRA – ‘Anglikan Ana Akımı’ adlı bir kilise grubu tarafından düzenlenen etkinlikte ABD’li  psikolog Joseph Nicolosi de yer alıyor.  Joseph Nicolosi, çok sayıda kişinin heteroseksüel olmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

Doktor Nicolosi, insanlara kendi ifadesiyle “heteroseksüel potansiyellerini yirmi beş yıl boyunca artırabilmeleri” konusunda yardımcı olduğunu söylüyor. ABD’li psikolog, uyguladığı ‘tedavinin’ erkek eşcinseller arasında başarı oranının ise üçte iki olduğunu söylüyor.

İngiltere Kilisesi, bu türden terapileri desteklemediğini açıklamıştı. Ancak bu konferansı düzenleyen ‘Anglikan Ana Akımı’ adlı grup, bu yaklaşımın daha iyi öğrenilmesi gerektiğini savunuyor.

‘Kanıt yok’

İngiltere Kraliyet Psikiyatristler Koleji (The Royal College of Psychiatrists) ise bu tedavinin işe yaradığı konusunda elde bir bilimsel kanıt bulunmadığını söylüyor. Kuruluş ayrıca bu tedavinin kişiler üzerinde önemli ölçüde gerilim de yarattığını, söylüyor.

Kraliyet Psikiyatristler Koleji’ne göre bu yaklaşım ayrıca, önyargılar ve ayrımcılığın yayılmasına da yardımcı oluyor.

BBC Türkçe

Ergenlik çağı genellikle cinsel duyguların çok yoğun yaşandığı bir ve cinsel kimliğin netleştirildiği bir dönemdir. Bu dönemde tutkulu arkadaşlıklar geliştirilebilir veya her iki cinsten hayran olunan kişilere karşı derin cinsel duygular beslenebilir ve cinsel yönelim konusunda kafa karışıklığı yaşanabilir.

Ergenlik döneminde hemcinslerle çeşitli cinsel deneyimler yaşanabilir. Bu deneyimler normaldir ve kişinin kendi cinselliğini keşfetmesinin bir parçasıdır ve bu nedenle ergen hemen etikenlenmemelidir. Çünkü cinsellik konusuna merak duymak ve bazı şeyleri denemek ergenlik döneminde normaldir. Ergenlerin çoğu öpüşme, sürtünme, sarılma, sevişme veya bazen de elbiselerinin üzerinden birbirlerinin vücuduna dokunarak cinselliği keşfetmeye çalışırlar. Hatta birbirlerine mastürbasyon yapabilirler. Bu nedenle geçici eşcinsellik; ergenlik döneminin başlarında görülebilen, genç kızların ve delikanlıların kendi cinsleriyle kurdukları yakın ilişkileri içerir. Bu ilişkiler heteroseksüel sevgiye geçiş aşamasında yaşanan geçici eğilimler olduğu için ciddi bir sorun oluşturmayabilir. Ergenlerde sık rastlanan deneme amaçlı girişimler, genellikle geçicidir ve varsa evde ya da çevrede özellikle kendi cinsinden birinin daha fazla ilgilenmesi ve çocuğun hayatında kısıtlama yapılmaması önerilmeli ve çocuğu eğilim ya da yöneliminden utanç duyması ya da hasta gibi hissetmesi önlenmelidir. Çünkü, eşcinsel duygular ve deneyimler yaşayan birçok ergen daha sonra heteroseksüel ilişkilere girebilir.

CİSED, yaptığı araştırmalarda, çocukluk ve ergenlik çağında eşcinsel dürtü ve eğilimlerin çok sık yaşandığını ama zamanla geride suçluluk ve günahkarlık duyguları bırakarak yavaş yavaş söndiğinü tespit etti. Bu tür deneyimler ergenler için genellikle bir sorun olmaz ve böyle bir durumda eşcinsellik söz konusu da değildir.

Otto Fenichel’e göreergenlerin aynı cinsten gruplar halinde toplanmayı yeğelemeleri bir olasılıkla sosyal etkenlere bağlıdır. Böylece ergenler karşı cinsin kışkırtıcı varlığından kaçındıkları gibi, aynı zamanda yalnız da kalmamış olurlar. Ancak kaçındıkları şey başlarına gelebilir ve cinsellikten sakınmak umuduyla kurulan arkadaşlıklar bazen eşcinsel yakınlaşmalara yol açabilir. Ergenler arasında ara sıra yıpalan eşcinsel denemeler, geçici olduğu sürece ve cinsel kimlikte saplanmalara yol açmadığı süre sağlıksız olarak değerlendirilmemelidir. Ancak eregenler hem yalnız olmaktan, hem de karşı cinsin heyecan verici varlığından kurtulmak için eşcinsel toplulukları yeğleyebilirler, buna dikkat etmek gerekir.

Cinsel kimliği konusunda kafası karışmış bir ergeni hemen etiketlemek yerine, doğru cinsel bilgileri aktarmak, ona zaman tanıyarak cinsel yönelim konusunu dikkatle irdelemesini sağlamak veya gerekirse bir cinsel terapistten yardım almak doğru bir seçenek olacaktır. Ayrıca geçici eşcinsellikte başvuran ergenin gizliliğine saygı gösterilmeli, izin verilmesi durumunda aile görüşmesi yapılmalı, ailenin ergeni ya da kendini suçlaması önlenmelidir. Ergeni izole etmenin doğuracağı kötü sonuçları bilimsel bir biçimde anlatmalı, eşcinsellik hakkında daha ayrıntılı bilgi verilmelidir. Ergenle özgüven arttırıcı çalışmalar yapılmalı, AİDS ve diğer riskler konusunda eğitim verilmelidir. Çünkü eşcinsel bir yaşam birçok soruna ve çatışmaya yol açabilir. Ergenler gereksiz yere abartılmış cinsel korkular yüzünden içten içe rahatsız olabilir ve değişik şikayetler geliştirebilirler. Bu nedenle gerçek cinsel bozuklukların ve özellikle cinsel sapıklıkların ne olduğunun ergenler tarafından iyi bilinmesi çok önemlidir. Ergen bildiği sorunlarla daha kolay başa çıkabilir.

Geçici eşcinsellik, tedaviye yanıt verebilen, ikinci sıradaki tiptir.

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
izmir escortbuca escort
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım