Homosevicilik, homo (eşcinsel, aynı, eş, türdeş) kelimesinden türetilmiş bir tür ruhsal bozukluk çeşididir. Homoseviciler, homoseksüelliğe, homoseksüel haklarına ve homoseksüellere karşı abartılı ve zıtlıklar içeren yoğun ilgi ve alaka duyarlar. Hatta “Kraldan çok Kralcı” davranırlar. Homoseksüellerin özgürlük ve hak arayışlarını onlardan çok savunurlar, onların avukatlığını yaparlar, bir tür yalakalık ve şakşakçılık içindedirler. Yani homosevicilik, homoseksüellerin meselelerini onlardan daha çok takip etmek, homoseksüellerler ilgili herhangi bir olay olduğunda onlardan daha çok taraftar olmaktır. İşin en kötü tarafı homoseviciler yaptıklarının pek de farkında değildir. Homoseviciler hayatları boyunca kendi fikirlerine sahip olamamıştır ama hep fikirleri ile saygı görmeyi isterler. Yaptıkları ise en basit yoluyla taktir ve onay dilenmek ve örnek aldıklarını taklit etmektir. Üzücüdür ki homosevici zaman zaman saygınlık kazanabilmektedir. Homosevicilik aslında yeni olan bir şey değildir, 1970’lerden sonra başlamış, insan hakları ve demokrasi havariliğiyle tavan yapmış ve şimdilerde yükselen bir değer olarak sunulmaya başlanmıştır, çünkü tapınma ve aşağılama insanın doğasında vardır. Devamını oku »

(Cinsel Yönelimi Değiştirme Girişimlerine Odaklı Terapiler)

Yıllardır başta Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) olmak üzere birçok dernek ve kurum, bazı eşcinsellik türlerinin onu yaşayan kişiler için bir ruhsal sıkıntı yarattığı veya egodistonik bir kişinin eşcinsel cinsel yönelimini değiştirmesinin mümkün olabildiği önsel varsayımını temel alan “Eşcinsel Yönelim Terapisi”, “Onarım Terapisi” veya “Dönüştürme Terapisi” gibi herhangi bir ruhsal tedaviye karşı çıktığına dair bildirgeler yayınlıyor. Bu durum kafa karıştırıyor. Bu nedenle bir kişinin cinsel yönelimini değiştirmek üzere tasarlanmış terapilerle ilgili halkın ve ruh sağlığı profesyonellerin endişelerini gidermek gerekiyor. Devamını oku »

Hasta kime denir?
Tüm eşcinseller hasta değildir. Çünkü kişi hasta olup olmadığına kendi karar vermelidir. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla ruh ve beden sağlığının bozulması durumuna hastalık denir. Ya da hastalık, beden veya zihinde meydana gelen, rahatsızlık, dert ve görev bozukluğuna yol açan belirli bir anormal duruma verilen isimdir. Bazen terim yaralanma, sakatlık, sendrom, semptom ve normal yapı ve fonksiyonun anormal çeşitlerini kapsayacak biçimde geniş bir anlamda da kullanılır. Rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza kelimeleri de hastalığın diğer adlarıdır. Hekime başvuran ya da hekim gözetiminde olan kimse anlamında kullanılan hasta sözcüğü ise atalarımız tarafından dilimize sokulan ve farsça anlamı bıçakla yaralanmış adam olan sözcüktür. Türkçe karşılığı ise sayrı’dır. Sağlığı bozuk, marazlı anlamlarında ilk kez 14. yüzyılda Türkçede rastlanmaktadır. Kişinin bedeni ve ruhundan birinin rahat olmaması kadar geniş bir anlamda kullanılmakta olan hasta sıfatı, çok görece anlamları karşılayabilmesi ile geniş spektrumlu insani sıfatlardan biri olma özelliğini de taşımaktadır. Dengesiz, ruhsal dengesi bozuk, yaşadıklarından huzursuzluk duyan ve değişim için bir hekime başvuran kişiye hasta denir. Yani eşcinsel yönelimlerinden duyduğu rahatsızlığı ifade eden ve tedavi arayışında olan kişilere “hasta” denilebilir ve isterlerse bu kişiler tedavi edilebilir.
Eşcinsellikte tek bir yapı değildir, çeşitli alt tipleri vardır ve eşcinselliğin bazı alt tiplerine girenler tedavi arayışındadır ve isterlerse tedavi edilebilirler. Bu bağlamda, kendi özgür seçimi ile eşcinsellikten kurtulmak isteyenlere tedavi imkânı sağlamamak, “bu tedavi edilebilen bir hastalık değildir” demek, gerçekte eşcinselleri küçük düşüren ve ahlaki olmayan bir tutumdur.
EŞCİNSELLİĞİN İLK BELİRTİLERİ
Çocukluk yıllarında biyolojik cinsiyete uygun olmayan davranışlar ve diğer aynı cins çocuklarla ya­şanan problemlerin birlikte görülmesi eşcinselliğin ilk belirtileri olarak kabul edil­mektedir. Aynı cinse çocuklar tarafından dışlanma ve kişinin kendi cinsi­yetinden alacağı kuvvetten mahrum kalması, aynı cinsin ero­tikleştirilmesine neden olabilir. Sıklıkla rastlanan, teşhircilik ya da aşırı tutuk davranışlarla kendini gösteren bir bedene yaban­cılaşma süreci söz konusudur. Ayrıca kişisel güç duyumunda eksiklik yaşanır. Sonuçta, örselenmiş cinsiyet kimliğini onar­ma dürtüsü olarak eşcinsellik gelişebilir.
Erkeklerde eşcinselliğin ilk belirtileri şunlardır; Devamını oku »

EŞCİNSELLİKLE İLGİLİ BEŞ MİT

“Şuh-u güzeşte var ki nice nevcivan (genç oğlan) değer.

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.”

Hayali

1. MİT: Eşcinsellik normal bir durumdur ve biyolojik kökenli olduğu saptanmıştır.

Eşcinselliğin biyolojik ya da genetik kökenli olduğuna dair kabul görmüş ve ispatlanmış bilimsel bir veri mevcut değildir. Biyolojik faktörler eşcinselliğe yatkınlık konusunda bir rol oynayabilir. Ancak daha başka birçok psikolojik durumun varlığı bir gerçektir.

Araştırmalar psikolojik ve sosyal faktörlerin eşcinsel yönelimde büyük ölçüde etkili olduğunu göstermektedir. Erken çocukluk yaşantıları, taciz, kendi cinsinden akranlarının yanında kendini yetersiz hissetme cinsel kimlikte karışıklığa yol açabilir. Aynı zamanda kendi cinsel kimliğini sorgulayan bir genç, toplumda teşvik edilen eşcinsel özgürleşmesinin etkisinde de kalabilir.

Devamını oku »

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
maltepe escortalanya escort
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım